My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Son Dakika
  4. »
  5. “Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”

“Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”

admin admin -
5 0

“Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”

KBB Uzm. Dr. Ümit Filiz “Horlama kaderiniz değildir, tedavisi olan bir hastalıktır” vurgusunda bulundu.

İnsanın uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkisi yadsınamayan horlama konusunda Bornova’da düzenlenen panelde konuşan KBB Uzm. Dr. Ümit Filiz “horlama kaderiniz değildir, tedavisi olan bir hastalıktır” vurgusunda bulundu.

Bornova Belediyesi ve ENTO Cerrahi Tıp Merkezi İşbirliği ile Halk Sağlığı Yararına Panel

Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda, Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar” paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. “Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar” başlıklı panelde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıdığın altını çizerek, bunun göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğuna işaret etti. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen panelde konuşan Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, kendilerine başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun horlama şikayeti ile geldiğini söyleyerek, bu durumun normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. 

“Sadece horlayana değil yanındakini de ilgilendiriyor”

Horlamanın 40’lı yaşlara kadar erkeklerde daha çok görüldüğünü, menopoz sonrasında ise bu oranın kadın ve erkekler için eşitlendiğini ifade eden Dr. Filiz, bu sorunun sadece horlayanı değil, yanındaki kişiyi de ilgilendirdiğini söyledi. 

KBB Uzmanından önemli uyarı!

Kilo alımının da horlama üzerinde etkili olduğunu söyleyen Filiz, “horlama tedavisine biz uyku testinden önce burundaki sorunun giderilmesi ile başlıyoruz. Öncelikle ilaç tedavisi ile başlayıp burun etlerini küçültmeye çalışıyoruz. Bazen de cerrahi yöntemlere başvuruyoruz. Bunların akabinde hastaya uyku testi uyguluyoruz. Uyku testi sonrasında ciddi kilo verilmesi ile bu problemin bitebileceğini öğrendiğimiz hastalarımız da olabiliyor. Ama bu iş tamamen farkındalıkla başlıyor. Bunun bir hastalık olduğunu kabul etmekle başlıyor. Uykusunda felç geçirenlerin yüzde 80’inde uyku apnesi var. 3 tane tansiyon ilacı kullananların yüzde 86’sında uyku apnesi var. Vücudun verdiği reaksiyonu, alarmı görelim. Bu bir hastalık ve tedavisi var” diye konuştu.

“Horlama boşanma sebebi olabiliyor”

Horlayan kişilerin sosyal hayatta dışlanabildiğini, hatta bu durumun boşanmalara bile sebep olduğunu belirten Filiz, uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesi halinde çok tehlikeli olduğunu hatırlattı.  Dr. Ümit Filiz, tüm bu sorunların aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavisinin mümkün olduğunu söyleyerek, kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ve rüyaların bile ancak derin uykularda görülebileceğini sözlerine ekledi.

TUTD Başkanı: “Dünyada 1.5 milyar insan horlamayla mücadele ediyor”

Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, “Pandemideki gibi uyku apnesi ile de ciddi bir salgınla karşı karşıyayız. Uyku basit bir eylem değildir, kaliteli uyku sayesinde insan vücudu ve beyni kendini sıfırlayıp yenilenir. Bu yüzden horlamanın kesinlikle hafife alınmaması gerekir. Dünyada bu hastalığı yaşayan yaklaşık 1.5 milyar insan var ve özellikle obez bireyler büyük risk altında bulunuyor.” Diyen Uçar, uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.

“Uyku ve çocuk gelişimi”

 Kaliteli uykunun çocukların gelişimi için bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Uçar; anatomik yatkınlıklar, temel risk faktörleri ve tanı yöntemlerinin yanı sıra kalp, tansiyon ve felçli hastalarda uyku apnesi sendromunun çok daha sık görüldüğünün altını çizdi.

”Horlama ve ağız diş sağlığı”

Horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkisini gözler önüne seren Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman uyku anını “ölmek ile yaşamak arasında olduğumuz bir yer” olarak tanımladı ve hastalığa yönelik teşhisin aslında ilk olarak diş hekimi koltuğunda da başlayabileceğini belirtti.  Küçük dilin sarkmasıyla birlikte horlamanın başladığını ve zamanla uyku apnesine dönüştüğünü ifade eden Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.  Çok sayıda diş eksikliği yaşayan kişilerde dilin genişlediğini, yanakların çöktüğünü ve bu durumun hava yolunu kapatarak nefes almayı zorlaştırdığını söyleyen Dr. Bilkay Karaman, bu yüzden eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini aktardı. 

“Kişiye özel horlama protezleri”

Uyku apnesinin çocuklarda da görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan bir çocuğun gün içinde dikkat dağınıklığı yaşayarak düşme ve çarpma gibi kazalar geçirebileceğini belirten Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi apereyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital horlama takip uygulamalarını anlattı. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir